Ağustos 2007 için Arþiv

filmin sonundaki yazı aynen şöyle diyor 6 milyar dolarlık define denizlerde. bahamalarda olsam durmaz giderdim aslında bodrumda falanda bu iş yapılabilir :)

bu arada jessica alba nın sudaki görüntüleri bu filmi izlenesi ediyor onun dışında herhangi bir tv filmi işde.

Comments Yorum Yok »

Yazar:
GEORGES PEREC
Çevirmen:
CEMAL YARDIMCI

Birinci mucize:
Georges Perec, Fransızcanın en çok kullanılan sesli harfi olan “e”yi kullanmadan bir roman yazdı: La disparition.
İkinci mucize:
Cemal Yardımcı, bu romanı “e” harfini kullanmadan Türkçeleştirdi: Kayboluş.

Kayboluş, ilk yayımlandığı 1969 yılından bu yana kısıtlamanın kaçınılmaz olarak yoksullaştırdığı kuru bir anlatı olarak karşılanmadı hiç! Dil oyunları, çağrışımları, konusunu baş kahraman yapan kurgusuyla bir yazınsal başyapıt; doludizgin hayal gücü, insafsız mizah duygusuyla bir solukta okunacak bir roman olarak kabul gördü.
İkinci Dünya Savaşı’nı, anasının, babasının kayboluşuna tanık olan bir çocuk olarak yaşayan yazar, hayatına damgasını vuran boşluğu bu olağanüstü romanında bir harfi ortadan kaldırarak yansıtır. Ama daima yaptığı gibi, hüznünü coşkulu bir mizahla sarıp sarmalayarak, acı olanı gülünç, anlamsız olanı kurgusal kılarak, sıkıntılarından oyunlar çıkararak açığa vurur bu boşluğu. Bu paradoksal yaklaşım baştan sona romana sinmiştir. Bir açıdan has yazından yana olanların tad alacağı bir yazınsal oyundur bu yapıt, bir başka açıdan hoş bir fantastik komplo öyküsüdür.
Bir bakıma bir tür “roman-karşıtı” romandır.
Kayboluş, orijinal çılgınlığa layık, aslına aşağı yukarı sözcük sözcük sadık bir uyarlamayla bu topraklarda, Ayrıntı Yayınları’nda.

AYRINTI yayınları 12/2005
Isbn: 9755394729 319 sayfa Dil: Türkçe
Türü: Roman Öykü

Comments Yorum Yok »

“Bilgi Parkı adlı bir yazılım şirketi, Sametran projesi kapsamında geliştirdiği yazılım sayesinde makine çevirisinde devrim yarattı. www.sametran.com sitesi üzerinden tanıtımı yapılan yazılım, insan beyninin düşünme ve karar verme sistemine benzer bir şekilde çalışıyor ve İngilizce bir metni saniyeler içerisinde Türkçe’e çeviriyor. Yazılımın İngilizce – Türkçe çeviri yapabilen ilk sürümü Same V1.0, genel sözlük yapısı ve bir milyondan fazla kelime içeriği ile temel gereksinimi karşılıyor. En gelişmiş sürümü olan Matrix ise çok özel sözlükleri ve daha güçlü yapay zeka sistemi sayesinde otomatik cümle algılama ve cümlenin yapısına göre farklı sözlükler kullanma yeteneklerine sahip.”

(Yukarıdaki metin PC World, Eylül 2006 sayısından alınmıştır.)

SAMETRAN Çeviri projesinde insan beyninin çalışma sistemi ve yapay zeka yaklaşımları kullanıldı.

“Dünya devletleri 50 yıla yakın bir zamandır, binlerce bilim adamı ve yazılımcı ile bir dilin diğer bir dile makine ortamında çevrilmesi projesiyle uğraştılar. Ancak tüm çabalar ve harcanan milyarlarca dolar yapılmış olan farklı çeviri sistemlerinin %60 çeviri oranını geçmesini sağlayamamıştır. Bir dilin makine ortamında diğer bir dile çevrilmesi için en az %75 çeviri oranının sağlanması gerektiği, tüm bilim otoriteleri tarafından bilindiğinden sağlanan %60 oran desteklenen onlar büyük projenin rafa kaldırılmasına neden olmuştur.

Ancak Türk yazılımcılar 14 yıl süren proje çalışmaları 2006 yılının başında %95 oranı ile dünya bilim otoritelerini şaşırtacak bir yüzde ile başarmış oldular. Sağlanan %95 çeviri kalitesi daha önce yapılmış tüm çeviri sistemlerinin çok üstünde bir değerdi.

Çeviri sistemi yazılımına yaklaşımlar hep dil bilgisi kuralları önce dikkate alınmış ve bu yaklaşımla yazılımlar yapılmıştı, ancak SAMETRAN projesinde düşüce tarzı çok farklıydı. Yazılımcı ekip söyle bir yol izledi. Bundan yüzyıllar önce yaşayan bir insan dilbilgisi konusunda bir hiçbir bilgiye sahip olmadan nasıl olurda cümle kurabiliyor, nasıl konuşuyor ve nasıl yeni bir kelimeyi algılayabiliyordu? İnsan beyi matematiksel olarak her cümle ve kelimeye beyinde matematiksel bir fonksiyon gibi bir değer ve ağırlık veriyordu işte bu ağırlıklar insan beyninde bir çap oluşturuyor. Bu çap içerisindeki bazı kelimelerin ağırlıkları güçlü, bazılarının hafif olması, kullandığımız çift entegral formülleri ile kelimenin cümle içindeki yükle, özlem, tümleç ya da bağlaç olması gibi dil bilgisi kuralları ile bağdaşmasını sağladı.”

(www.sametran.com basın bülteninden alınmıştır.)

“Kullanımı da oldukça pratik olan programın çeviri başarısı ise eklenecek sözlükler ile daha da arttırılabiliyor. Bu sayede Microsoft uygulama veya teknolojik terimlerden ekonomiye kadar bir çok sözlüğü yükleyerek bu alanlarda başarılı çeviriler yapabilirsiniz.
Cümle ve metin çevirileri haricinde sözlük fonksiyonunu da kullanabilirsiniz. Bunun haricinde programın yaptığı çeviriyi satır satır da takip edebilirsiniz.

Bunun haricinde programın profesyonel sürümünde birden fazla metin dosyasının tek bir seferde çevrilmesini sağlayabilirsiniz.”

(Kaynak: http://www.chip.com.tr/haber/oku.asp?id=2336)

Yazılımın deneme versiyonunu http://www.sametran.com sitesine üye olduktan sonra ücretsiz olarak indirebilirsiniz.

Comments Yorum Yok »

Dünyanın en büyük internet arama motoru şirketi Google, otomatik çeviri alanına da göz dikti.Google’ın Los Angeles yakınlarında görece küçük ve sade bir büroda yürüttüğü otomatik çeviri çalışmalarının en önemli özelliği, otomatik çeviri konusunda yeni bir mantığın benimsenmesi. “İstatistiksel otomatik çeviri” adı verilen bu mantığa göre, eskiden dil bilimcilerin çeviri yapılacak dillerin gramer kuralları ve sözlüklerini bilgisayarlara yüklemesinin yerine, iki dil arasında daha önce insanlar tarafından yapılan mümkün olduğu kadar çok çeviri bilgisayara yükleniyor.

Kullanılan programın kaynak metinde karşılaştığı cümleleri, bu cümlelerin eski çevirilerini bularak hedef dile çevirmesi bekleniyor. Google’ın otomatik çeviri çalışmalarının yürütüldüğü laboratuvarların başındaki Alman asıllı mühendis Franz Och, sonuçta elde edilen çevirilerin kalitesi mükemmel olmasa da önceki otomatik çevirilere göre bir ilerleme sağlandığını söyledi.

Och, “Uzun zamandır otomatik çeviri işi içinde olan insanlar bizim Arapça-İngilizce çeviri çalışmalarımızı gördüklerinde, sonuçların ‘şaşırtıcı’ ve ‘çığır açıcı’ olduğunu söylediler” dedi. Och’un açıklamalarına göre, otomatik çevirinin ne olduğunu bilmeyen başkaları ise yapılan çevirileri okuyunca “Burada, beşinci satırda hata var. İşe yarıyor görünmüyor, çünkü burada bir hata var” gibi itirazlarda bulunmuşlar.

Google’ın Rusça konuşan çalışanları ise İngilizceden ana dilleri Rusçaya yapılan otomatik çevirileri gördüklerini, bu çevirilerin “anlaşılır ama biraz garip olduğunu” belirtiyorlar.

2002’de Almanya’dan ABD’ye göç eden Och, Almanca, İngilizce ve biraz İtalyanca biliyor. BM ve AB dokümanlarından aldıkları yüz milyonlarca kelime tutan Arapça ve İngilizce metinleri bilgisayara yüklediklerini belirten Och, bilgisayarlara ne kadar çok çeviri metni yüklenirse otomatik çevirinin o kadar iyileştiğini belirtiyor. Bu nedenle kayda değer miktarda çevirileri olmayan, bazı Afrika dilleri gibi dillerde ise otomatik çeviri konusunda daha fazla sorun yaşanıyor.

Och, istatistiksel analiz yöntemini kullanan kendi çeviri programlarının bazı diplomatik gafları da önleyebileceğini belirtiyor. Och, buna örnek olarak, bir görüşme sırasında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in tercümanının eski Almanya Başbakanı Gerhard Schröder’e “Almanya’nın Führeri” diyerek yarattığı sıkıntıyı gösterdi. Führer kelimesinin Nazi lideri Adolf Hitler ile özdeşleştirilmesi nedeniyle konuşmanın bağlamında uygunsuz olduğunu belirten Och, kendi çeviri programlarının, ileride böyle bir durumla karşılaştığında, bu bağlamda “Führer Gerhard Schröder” ifadesinin çok seyrek olarak kullanıldığını ama “Bundeskanzler Gerhard Schröder” ifadesinin Führer ifadesinden muhtemelen 100 kez daha fazla kullanılmış olduğunu göreceğini ve doğru kararı vereceğini umduğunu söyledi.

Google’ın projesinde geçen yıl boyunca çalışan Edinburg Üniversitesinden Prof. Miles Osborne, Google’ın otomatik çeviri çalışmalarını takdir ettiğini ama otomatik çevirinin hala sınırları olduğunu söyledi. Osborne, “En iyi sistemler -örneğin Google’ınkiler-, Arapça-İngilizce gibi dil çiftlerinde gerçekten çok iyi iş çıkarabilir. Ya da örneğin bir Japonca patent belgesine bakıp sizin aradığınız özelliklere uygun olup olmadığına karar verebilirsiniz” dedi.

Osborne, buna rağmen otomatik çeviri yazılımlarının satrançta olduğu gibi uzman çeviri alanında insanları yenemeyeceğini, çeviri yazılımlarının güzel bir çeviri yapmasının beklenmesinden çok, metni anlamada kullanılması gerektiğini söyledi.

Google Başkanı Eric Schmidt ise otomatik çeviri alanındaki gelişmelerin, siyasi sonuçları olabileceğini belirtiyor. Schmidt, konferansta yaptığı konuşmada, “100 dilden eş zamanlı olarak çeviri yaptığımızda ne olacağını düşünebiliyor musunuz? Google ve başka şirketler, her istendiği anda çeviri yapabilelim diye istatistiksel otomatik çeviri konusunda çalışıyorlar” demişti.

Google Başkanı Schmidt, “Çok çok sayıda toplum, dilin belirlediği, birbirlerini anlamayan topluluklar halinde yaşıyor ve dil engeli nedeniyle diğer insanların ne söylediğine gerçekten sempati duymuyorlar. Bu engeli aşmak üzereyiz ve bu gerçekten de muazzam bir şey” dedi.

Comments Yorum Yok »

Çevirmen hakları, şimdi!

Türkiyeli çevirmenler, sosyal haklarını korumak ve ülkedeki çeviri kalitesini yükseltmek amacıyla bir araya geliyor. Çevirmenlerin nihai amacı sadece çeviri yaparak geçinebilmek

İSTANBUL – Türkiyeli çevirmenler hem sosyal haklarını elde etmek hem de mesleki açıdan kendilerini geliştirip, fikir alışverişi ile mesleğin önünü açmak için bir araya geliyor. Metis Yayınları’nda çalışan çevirmen Tuncay Birkan’ın yaklaşık bir yıl önce yaptığı çağrıyla buluşmaya başlayan çevirmenler, projelerini sanal ortamda tartışıp geliştirmişler. Bir araya gelmerinin öncelikli sebebi var olmayan sosyal haklarını elde etmek. Grup üyeleri, yeni bir dernek ya da örgüt kurmaktan ziyade üretken ve yaratıcı önerilerin hiçbir kurumsal hiyerarşi ve kodlama gözetilmeksizin herkes tarafından rahatça ifade edildiği dinamik bir ortam yaratarak işe başlamış. Şimdi bir sonraki aşamaya gelmiş sıra: Mevcut kurumlarla ilişki kurup bu hareketliliğin ivmesine onları da katmak.
Şu anda yaklaşık 150 kadar üyesi olan oluşum, çevirmenlerin sosyal hakları ile ilgili olarak bir ‘tip sözleşme’ hazırladı. Çevirmenlerin sahip olması gereken asgari hakları tanımlayan bu sözleşmenin yayınevleriyle aralarındaki ilişkileri belirlemesi bekleniyor. Sözleşme hazırlanırken, yurtdışındaki çevirmenlerin hakları, PEN ve hatta BM bünyesinde hazırlanmış çeviri hakları metinleri ele alınıp Türkiye’ye uyarlanmış. Mevcut sözleşmelerin çevirmenleri değil daha çok yayınevlerini koruduğunu belirten Tuncay Birkan, kendi hazırladıkları sözleşmenin bu dengesizliği gidermeye yönelik hazırlandığını ve kısa bir süre içinde yayınevlerine sunulacağını belirtiyor.

Okurlar da dikkat etsin
Grup, okurlara ve çevirmenlere yönelik olarak da çağrı metinleri hazırlıyor. Kısa süre içinde edebiyat dergilerinde yayımlanması planlanan metinlerde çevirmenlerden ‘destek’, okurlardan ise ‘dikkat’ talep edilecek. Grup üyeleri, okurların çeviri konusunda daha dikkatli olmalarını ve çevirisini beğenmedikleri eserleri eleştirmesini istiyor. Çeviri grubu meslektaşların deneyim ve birikimlerini birbirleriyle paylaşmalarına yönelik önemli bir ortam oluşturmuş durumda. Bu doğrultuda, http://groups.yahoo.com/group/cevirmen/ adresinde 15-20 günde bir atölyeler düzenleniyor ve bir çeviri metni ele alınıp tartışılıyor. Ayrıca ‘muhtaç sözlük’ çalışmasıyla kelimelerin en doğru çevirilerinden oluşan bir sözlük çalışması yapılıyor, çeviri hataları kısmında ise sıkça hataların önüne geçilmesi hedefleniyor.
Birkan, yayıncılıkta büyük bir ticarileşmenin yaşandığını ve bu süreçte birkaçı dışında yayınevlerinin çeviriye özen göstermediğini düşünüyor. Oluşturulan çalışmanın ülkedeki çeviri kalitesine de önemli katkıda bulunacağını belirten Birkan, yapılan çalışmaların en umut edilen amacını ise şöyle açıklıyor: “Türkiye’de çevirmenliğin tek başına bir meslek olarak icra edilebilmesini ve çevirmenlerin yalnızca çeviri yaparak geçinebilmelerini istiyoruz.”

Kaynak:
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=139935

Comments Yorum Yok »